ADA Dergisine Abone olarak destek verin.

Sevgili Okur,

10. Sayımızın hazırlıkları sürerken hepinizin desteğine daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Ülkemizde bir edebiyat dergisini yaşatabilmek gerçekten çok büyük özveri istiyor. Ada Dergisi ekibi olarak zamanımızı ortaya okunabilecek kalitede bir dergi hazırlamak için kullanırken, beklentimiz sadece dergimizin yaşamaya devam etmesidir.  

 

ADA üç aylık edebiyat-kültür dergisi

Sahibi: Serkan Türk

Bilgi İçin: 0 462 223 41 36

0 505 496 94 93

e-posta: serkanturk61@gmail.com

 

Yazışma adresi: PK. 203 Trabzon

 

Ada Dergisine Yıllık abone olmak için Arzu Alkan adına

1419790 posta çeki hesabına 30 YTL yatırılarak

adresinizi posta ya da mail yoluyla bildirmeniz

yeterlidir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Ada Dergisi 9. Sayı( Aralık-Ocak-Şubat )

 

 sevgili ada okuyucuları,

damlayan musluklar gördük. çevresi demir telleriyle örülü evleri, çalar saatin susmasını, yağın süzmesini, uykunun bölünmesini, korkuyu ve de makineye bağlı yaşayan insanları gördük. ölümün (ansızın) çekip gitmek değil çoğu kez ölümsüzlüğe yürümek olduğunu gördük... yaralı kurdu. açamadığımız kapıları. sokakların tenhalığını, köprülerin bağladığını, gazoz şişesinin açma sesinden sonra köpüren asidini. etinden et kopartanları, kendi insanlarını vuran katilleri, kurşunun insanın içini nasıl oyduğunu… yağmurun akıp gittiği camları ve gözlüklerin arkasından bakan hüznü gördük. tabanı yırtık ayakkabıyı, kedinin uysallığını… güzün, yaprakları toplayan bir çiftçi olduğunu. aynada kendini tanımayan insanları da gördük. gözün mavisini, ipin üzerinde asılmış çarşaf çarşaf uykuları. not defterine yazılmış yalnızlığı da, kitapların dolusunu da gördük, boşunu da. göremeyenler için yeni baştan oynatalım görüntüyü.

sevgili okur, 9. kez çıkıyoruz karşınıza. mevsimler birbirini kovalıyor. erguvanlar yeni açmışken en son size seslenmiştik. hayat akıyor ve değiştiriyor birçok şeyi. coğrafyamızda, dünyada dengeler hızla değişiyor. nehirler taşıyor, nükleer santraller yapılıyor, susuzluk kentleri vuruyor. yanı başında bir gölge yitip giderken, insanın gözünde acı görüntüler kalıyor. bizse yaşantımıza güzellik katabilmek adına birkez daha selâmlıyoruz yeni gelen zamanları.

bu sayımızda edebiyatta 40.yılını geride bırakan Selim İleri için özel bir dosya hazırlamaya çalıştık. cumartesi yalnızlığı’nın zarif beyefendisi’nin, uzun yıllar boyunca, eskiyen daktilosunun inatla takılan tuşlarına rağmen, başka aşkları, yalnızlıkları, yitip giden insanları ve gördüğü dünyayı, beyaz kâğıtlara, kitaplara geçirmesini diliyoruz.

haiku tarzı şiir ustalarından şair Tayfun Yücer ile şairliği ve kıbrıs türk şiiri üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi de diğer şiir ve yazılarımızı okuduğunuz gibi büyük keyifle okuyacağınızı umuyoruz.

ada, temiz edebiyattan yana olanlar için güz’ün son günlerinden kış’ın ilk günlerine doğru ilerlediğimiz bu zamanlarda bir demet nergis kokusu gibi düşsün içinize. ‘her zaman bir başka ada vardır’. dil, bilinç ve ruh kirliliğinden olabildiğince uzakta, edebiyatın müstesna bir yerinde duran okuyucumuza merhaba!

 

4 / leyla ipekçi / dokuz yapraklı güneş (şiir)

6 / kenar sarıalioğlu / kara çocuk (şiir)

7 / asuman omay / halka (şiir)

8 / çiğdem sezer / kiracı (şiir)

10 / korhan altunyay / atilla ilhan ve kişisel hayatım

14 / ayşe keskin / isabella

15 / aydın afacan / soru deryada (şiir)

16 / biyografi

18 / selim ileri / köhnemiş bir edebiyat

20 / 10 yazar - şair selim ileri’ye soruyor

22 / ayşe sarısayın / selim ileri’ye gecikmiş bir ‘yalnızlık’ mektubu

24 / ertuğrul aydın / selim ileri’den ayrılığın ilk yazı

26 / karin karakaşlı / hayat ile edebiyat sıratının beyefendisi

27 / mehmet ünver / bir başka selim ileri

29 / fatih kanter / anılardan epigraflara: selim ileri

31 / hasan öztürk / fotoğrafın arka fonu

34 /  duygu seçkin / saz caz düğün varyete’den o belde’ye

36 / selçuk erat / selim ileri ve romanları üzerine küçük bir deneme

37 / serkan türk / suda ölen yalı

39 / arzu alkan / bodrum’da camdan bir heykel

41 / murat ergin / dünebakanlar

43 / ersun çıplak / veda lirikleri (şiir)

44 / mehmet şâmil / kızıl bir vehim (şiir)

45 / fatma esti / üç (şiir)

46 / serdar bedii omay / zen yazıları - 1

48 / onur caymaz / dünebakan

50 / arş .gör. veysel şahin / tahsin yücel’in öykülerinde böyle buyurdu aşk

55 / ömer üner / caz, edip cansever ve bir alkoliğin güncesi (şiir)

56 / serkan ozan özağaç / al-i imran (şiir)

57 / murat karacan / dağın öte yüzü (şiir)

58 / yrd. doç. dr. erol ülgen /

“haiku” tarzı şiir ustalarından şair tayfun yücer ile şairliği ve kıbrıs türk şiiri üzerine söyleşi

63 / ahmet doğan / “divan edebiyatında mahlas ve mahlas - nameler”

64 / burcu aker / annem için bir o’nsuz / ‘babam için bir sonsuz’u okuduktan çok sonra (şiir)

66 / m. sinan karadeniz / köz balesi - 1 (şiir)

68 / selçuk küpçük / cinayet mahalli (şiir)

69 / ersin yener yazıcı / ebrû: aşk ve su

71 / ömer turan / filizkıran fırtınası (şiir)

72 / iki şiir kitabı

Yorum (yok) Yorum yaz!

Yolculuklar ve dostluklar

Yolculuklar ve dostluklar

Sevgili okurlarım, bu defa da yolculuk izlenimlerimi bu köşeye taşıdığımı görünce, 'yine mi!..' diye düşüneceklerini biliyorum. Ama lütfen beni bağışlasınlar;- bu yolculukların benim için büyük anlamı var çünkü! Birkaç defa yazdım: ben yolculuklardan değil, yolculuk yaptığım kentlerdeki dostlarımla birlikte olmaktan haz duyarım.

Yine Trabzon'daydım. Geçtiğimiz hafta sonu. 'Ada' dergisi ve Üç Yol Kitapevi'nin çağrılısı olarak... Trabzon, benim için, oradaki sevgili dostlarım demektir. Ben, var olduğunu, dostlarıyla duyumsayan, bunu söylemekten bahtiyarlık duyan biriyim. Nef'i'nin, hep yinelediğim beytindeki gibi: 'Rind-i aşkız, hasılı Nef'i-i biperva gibi/ Aşinaya aşina, biganeye biganeyiz...' Bende, aşinalık, Yahya Kemal'in Erenköyü'nde Bahar' şiirindeki o harikulade dizeyi biraz değiştirerek söylersem, 'bir dostluk oluverir'; vazgeçilmezlik edinir...

Evet, Trabzon demek, dostlarım demektir. Cuma akşamından pazartesi akşamına kadar önce Trabzon'da, sonra da Rize'de onlarla birlikte oldum. Pazar günü, Karadeniz Teknik Üniversitesi kampusündeki Prof. Dr. Nazım Terzioğlu Salonu'nda 'Şiir, Tasavvuf ve Mana Alemi' başlıklı bir konferans verdim. Bütün sevgili dostlarım oradaydı: Ercan Yılmaz (Benim çok değer verdiğim genç bir şair. Bugünlerde, Aşina Kitaplar'dan 'İncire Yemin' adlı ikinci şiir kitabı çıkacak); Prof. Dr. Serdar Bedii Omay (Türkiye'nin en önemli hematologlarından: KTÜ'deki meslektaşlarıyla birlikte kök hücre üzerindeki çalışmalarının, Türkiye'ye bu defa, gerçekten hak edilmiş bir Nobel Ödülü kazandırması sözkonusu); şair, çevirmen, felsefeci Kenan Sarıalioğlu (onun da yakında 'Toplu Şiirler'i yayınlanacak); yazar ve akademisyen Hayrettin Orhanoğlu, Hakan Sümer (Sürmene Lisesi'nde resim öğretmeni; orada, 'Tekne' adlı bir dergi yayınlıyor; bir okul dergisi olarak, profesyonel edebiyat ve sanat dergilerini bile gölgede bırakır. Hakan'ın, karikatür, fotoğraf ve grafik yeteneğinin olaganüstü olduğunu düşünüyorum); hikayeci ve radyo programcısı Serkan Türk...

Bu defa Trabzon'u benim için, dostlarımla birlikte, daha da anlamlı kılan, geçtiğimiz aylarda Trabzon'a vali olarak atanan Nuri Okutan'la birlikte olmaktı. Sayın Okutan'ın önce Siirt'te, sonra da Sakarya'da, eğitim alanında yaptığı müstesna çalışmalar, Türkiye ölçeğinde tanınıyor ve biliniyor; -bu çalışmaları nedeniyle Koç Vakfı'ndan büyük bir ödülle ödüllendirildiği de... Bence sayın Okutan, bilgisi, geniş ufuklu entelektüel donanımı, çalışkanlığı ve yurtseverliğiyle, Trabzon'a çok değerli katkılarda bulunacaktır;- bundan hiç şüphe etmiyorum. Trabzonlu dostlarım da benimle aynı kanıyı paylaşıyorlar elbette...

Pazar gecesi 'Funda Oteli'nin lobisinde, bu defa aramıza sevgili dostum sendikacı Haydar Karsan'ın da katılmasıyla olağanüstü neşeli bir gece yaşadık. Bu arada bir ayraç açayım: Edip Cansever'in 'Sevda ile Sevgi' adlı kitabında 'Adını Funda Oteli koy' diye başlayan bir dize vardır: 'Otelin sahibi, acaba, Edip'in bu dizesini düşünerek mi otelinin adını 'Funda Oteli' koydu?' diye de aklımdan geçirmedim değil! Soruşturma olanağını bulamadım, ama eğer öyleyse, bu, şiir adına Türkiye'de, biz farkında olmadan birşeyler oluyor, demektir.

O gece, otele gelmeden önce Serdar, bizi bir balık lokantasına götürdü. Sevgili Serdar Hoca, Trabzon'a geleli iki yıl olmasına rağmen, Trabzon'u tarihiyle ve coğrafyasıyla, bırakınız tarihi ve coğrafyasını, sokakları, mekanları kısaca girdisi ve çıktısıyla o kadar yakından biliyor ki, şaşmamak elde değil. Onun ikide birde, Trabzon'un yerlisi olan dostlarımı kastederek, bana 'Bu hazretler sizi şuraya şuraya götürdüler mi?' deyip bazı tarihi mekanları sayarak şakacıktan sitemde bulunması hepimizi çok güldürdü.

Elbette bu arada sevgili Bora kardeşimin o bir müze ya da antikacı dükkanı gibi, ince bir beğeni ile donattığı 'Kafe Keyif'i de unutmuyorum.. Orada, dostlarımla birlikte, Bora'nın özel olarak hazırladığı bitki çayları eşliğinde koyulaştırdığımız sohbetlerin tadı damağımda...

Rize izlenimlerim ise, haftaya...

25 Nisan 2007, Çarşamba/Zaman Gazetesi

Hilmi Yavuz

Yorum (yok) Yorum yaz!

Zaman Gazetesinde Çıkan Haber

Ada'dan Hilmi Yavuz özel sayısı
Üç ayda bir yayımlanan edebiyat dergisi Ada'nın yeni sayısı kapsamlı bir Hilmi Yavuz dosyasıyla okura ulaştı. Yavuz'un üç yeni şiirinin de yer aldığı dergi, geçen yıl 70. yaşını kutlayan şairin sevenleri için arşiv değeri taşıyor.

Dosyada Hilmi Yavuz üzerine yeni yazıların yanı sıra eski fotoğraflar, kitap kapakları ve el yazısı örnekleri var. Derginin genel yayın yönetmeni Ercan Yılmaz da Hilmi Yavuz'la bu sayı için bir söyleşi yapmış. Dergide Kenan Sarıalioğlu, babasını anlattığı yazısıyla Ali Hikmet, hazırladığı kaynakçayla Seyfullah Işık ve çözümleyici yaklaşımıyla Aydın Afacan imzaları dikkat çekiyor. Ada'nın Hilmi Yavuz özel sayısının, şair üzerine şimdiye dek yapılmış en iyi dosya çalışmalarından biri olduğunu da ekleyelim.

(ada_nil@yahoo.com) Kültür-Sanat

07 Nisan 2007, Cumartesi

Yorum (yok) Yorum yaz!

mixed martial arts
Free Web Page Counters
mixed martial arts