14/7/2010
Ada Dergisi 11. sayı
11.Sayımızda yer alan isimler şöyle:
Şiirleriyle Ayşe Keskin, Beşir Sevim, Fatma Esti, Nefise Pınar, Neşe Yaşın, Ömer Turan, Türker Özşeker, Volkan Odabaş, Yılmaz Arslan ve Çeviri bir şiirle Kenan Sarıalioğlu ada sayfalarında…
Ada Dergisi Yaz Sayısında Gurbet konulu bir dosya hazırladı.
Dosya Konusunda Alaaddin Bahçekapılı, Çiğdem Sezer, Ömer Faruk Ciravoğlu, Öner Ciravoğlu, Meral Ataç, Mustafa Bilici, Nihat Genç, Raif Özben, Ruşen Keleş, ve Tayfun Pirselimoğlu yazdılar.
Attila Aşut Dilin Kemiği köşesiyle Türkçe yanlışları üzerine bir yazı kaleme alıyor.
Bir Söyleşiyle İnci Aral ada okurlarına samimi yanıtlar veriyor. 10 Yazar ve Şair birer soruyla İnci Aral’a merak ettiklerini soruyor .
Candan Selman, Enise Hürrem Turan ve Serkan Türk öyküleriyle ada dergisinin 11. Sayısında yer alıyor.
Ve Hayati Çitaklar Seksenlerin Londra’sından günümüz Türkiye’sine tiyatro konusunda çarpıcı bir yazıyla ada okurlarını selamlıyor..
Her zaman bir başka ada vardır.
Bilgi İçin: 0 505 496 94 93
e-posta: serkanturk61@gmail.com
Yazışma adresi: PK. 203 Trabzon
Ada Dergisine Yıllık abone olmak için Arzu Alkan adına
1419790 posta çeki hesabına 40 YTL yatırılarak
adresinizi posta ya da mail yoluyla bildirmeniz yeterlidir.
18/10/2008

Ada dergisi 10. Sayısını Yayımladı.
Özellikle Anadolu’da kültür ve edebiyat içerikli dergi çıkarmak ve onu yaşatmak hayli güç. Ada 10. sayısıyla okuruna güz mevsimine yaraşır okunacak iyi bir dergi sunuyor. Ada, ‘her zaman bir başka ada vardır ’ diyerek başladığı yolculuğuna devam ediyor.
İlk sayısından itibaren şiirdeki titizliğiyle dikkati çeken Ada’nın bu sayısında da şiirler özenle seçilmiş. Ali Çivril, Ali Osman Kurun, Alperen Yeşil, Aydın Afacan, Celaleddin Koç, Derya Önder, Ercan Yılmaz, Ertan Yılmaz, Ertuğrul Aydın, Fatma Esti, Hasan Aydın, Hakan Hakkı Cankatan, Kaan Koç, Mehmet Ercan, Mehmet Şamil, Nadir Aşçı, Naime Erlaçin, Neriman Calap, Selaattin Yolgiden, Selçuk Küpçük, Veysel Çolak , Yavuz Türk ve Aragon çevirisiyle Kenan Sarıalioğlu Ada’nın sayfalarını süslüyor.
Ada’da iki özel söyleşi yer alıyor . İlki Türk Edebiyatının önemli öykücü ve romancılarından Hasan Ali Toptaş’la gerçekleştirilmiş.
Aylin Süreyya Antmen, Ayşe Keskin, Feyza Hepçilingirler, Gülce Başer, Hülya Soyşekerci, Kadir Aydemir, Ruşen Ergün, Serkan Ozan Özağaç ve Serkan Türk’ün sorduğu soruları Hasan Ali Toptaş içtenlikle yanıtlamış.
İkinci Söyleşimizi Sanat, Edebiyat ve Dil Üzerine Ferit Edgü ile Dr. Mutlu Deveci ile gerçekleştirdi.
Müge İplikçi, Ruşen Ergün, Serkan Türk ve Temel Karataş, birbirinden güzel öyküleri ile Ada’ya renk katıyorlar.
Rilke üzerine ada bu sayıda üç özel yazı yayımlıyor. Alper Sarı’nın Rilke ve Ölümün Doğurganlığı Üzerine, Arzu Alkan’ın Duino Ağıtları ve Ayşe Keskin’in Bir Y/azdan, Bir Ayaza… Mektup! isimli denemesiyle Batı şiirinin en büyük şairlerinden Rilke’ yle buluşturuyor bizleri..
Murat Ergin’in Kayıp Oda adlı denemesi, Korhan Altunyay’ın Şiir ve düşünce birlikteliği: Nazım Hikmet şiirine estetik bağlamda bir bakış adlı inceleme yazısı, Genç Öykücü Seyit Göktepe’nin Bir Okuma Serüveni Olarak İstanbul başlıklı yazısıyla Ada ’nın bu sayısına katkıda bulunuyor.
Onur Caymaz’ın Dünebakan adını verdiği günlüğünü bu sayıda da okumayı sürdürüyoruz.
Mehmet Sümer’in “Şer Cisimler” Asrında bir “Melek Geçti” adlı yazısı V.Bahadır Bayrıl şiirine incelikli ve yeni bir bakış açısı sunuyor.
Fatih Kanter, Tutunamayanlar romanında mekan adlı denemesiyle dikkat çekiyor.
Aysuda Şahin’in Kurşunlanan Türkoloji adlı eser üzerine kaleme aldığı inceleme yazısıyla genel bir bakış sunuyor okuyuculara.
Gürcü Tiyatrosuna Necati Zengin’le kapsamlı bir bakış, Kadri Özcan’ın Türk Edebiyatında Devlet Tiyatrosunun Yeri adlı yazısını da keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.
Ada, ilk sayısından itibaren ustalara saygıyı, gençlere kucak açmayı düstur haline getirmiş bir dergi olarak bundan sonra da dil, bilinç ve ruh kirliliğinden olabildiğince uzakta yer alacaktır.
2/4/2008
Sevgili Okur,
10. Sayımızın hazırlıkları sürerken hepinizin desteğine daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Ülkemizde bir edebiyat dergisini yaşatabilmek gerçekten çok büyük özveri istiyor. Ada Dergisi ekibi olarak zamanımızı ortaya okunabilecek kalitede bir dergi hazırlamak için kullanırken, beklentimiz sadece dergimizin yaşamaya devam etmesidir.
ADA üç aylık edebiyat-kültür dergisi
Sahibi: Serkan Türk
Bilgi İçin: 0 505 496 94 93
e-posta: serkanturk61@gmail.com
Yazışma adresi: PK. 203 Trabzon
Ada Dergisine Yıllık abone olmak için Arzu Alkan adına
1419790 posta çeki hesabına 40 YTL yatırılarak
adresinizi posta ya da mail yoluyla bildirmeniz
yeterlidir.
18/2/2008
sevgili okurlar,
ankara'da 20-24 şubat tarihleri arasında 2. her yönüyle trabzon etkinlikleri kapsamında bir çok program düzenleniyor. bu programa hem ada dergisi olarak katılıyoruz. 21 şubat günü saat 16:15-16:45 arası bir şiir dinletisi gerçekleşecek şiir dinletisinde dergimizden serkan türk ve ayşe keskin şiirleriyle katılacak. 22 şubat saat 14:00-18:00 arası serkan türk'ün uzak yaz ve rüzgârlı camlar adlı öykü kitabımlarının imzası etkinlik kapsamında gerçekleşecek. ankara'da atatürk kültür merkezindeki bu etkinlikte bizi yanlız bırakmayacağınıza eminim. sevgiler
6/12/2007

sevgili ada okuyucuları,
damlayan musluklar gördük. çevresi demir telleriyle örülü evleri, çalar saatin susmasını, yağın süzmesini, uykunun bölünmesini, korkuyu ve de makineye bağlı yaşayan insanları gördük. ölümün (ansızın) çekip gitmek değil çoğu kez ölümsüzlüğe yürümek olduğunu gördük... yaralı kurdu. açamadığımız kapıları. sokakların tenhalığını, köprülerin bağladığını, gazoz şişesinin açma sesinden sonra köpüren asidini. etinden et kopartanları, kendi insanlarını vuran katilleri, kurşunun insanın içini nasıl oyduğunu… yağmurun akıp gittiği camları ve gözlüklerin arkasından bakan hüznü gördük. tabanı yırtık ayakkabıyı, kedinin uysallığını… güzün, yaprakları toplayan bir çiftçi olduğunu. aynada kendini tanımayan insanları da gördük. gözün mavisini, ipin üzerinde asılmış çarşaf çarşaf uykuları. not defterine yazılmış yalnızlığı da, kitapların dolusunu da gördük, boşunu da. göremeyenler için yeni baştan oynatalım görüntüyü.
sevgili okur, 9. kez çıkıyoruz karşınıza. mevsimler birbirini kovalıyor. erguvanlar yeni açmışken en son size seslenmiştik. hayat akıyor ve değiştiriyor birçok şeyi. coğrafyamızda, dünyada dengeler hızla değişiyor. nehirler taşıyor, nükleer santraller yapılıyor, susuzluk kentleri vuruyor. yanı başında bir gölge yitip giderken, insanın gözünde acı görüntüler kalıyor. bizse yaşantımıza güzellik katabilmek adına birkez daha selâmlıyoruz yeni gelen zamanları.
bu sayımızda edebiyatta 40.yılını geride bırakan Selim İleri için özel bir dosya hazırlamaya çalıştık. cumartesi yalnızlığı’nın zarif beyefendisi’nin, uzun yıllar boyunca, eskiyen daktilosunun inatla takılan tuşlarına rağmen, başka aşkları, yalnızlıkları, yitip giden insanları ve gördüğü dünyayı, beyaz kâğıtlara, kitaplara geçirmesini diliyoruz.
haiku tarzı şiir ustalarından şair Tayfun Yücer ile şairliği ve kıbrıs türk şiiri üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi de diğer şiir ve yazılarımızı okuduğunuz gibi büyük keyifle okuyacağınızı umuyoruz.
ada, temiz edebiyattan yana olanlar için güz’ün son günlerinden kış’ın ilk günlerine doğru ilerlediğimiz bu zamanlarda bir demet nergis kokusu gibi düşsün içinize. ‘her zaman bir başka ada vardır’. dil, bilinç ve ruh kirliliğinden olabildiğince uzakta, edebiyatın müstesna bir yerinde duran okuyucumuza merhaba!
4 / leyla ipekçi / dokuz yapraklı güneş (şiir)
6 / kenar sarıalioğlu / kara çocuk (şiir)
7 / asuman omay / halka (şiir)
8 / çiğdem sezer / kiracı (şiir)
10 / korhan altunyay / atilla ilhan ve kişisel hayatım
14 / ayşe keskin / isabella
15 / aydın afacan / soru deryada (şiir)
16 / biyografi
18 / selim ileri / köhnemiş bir edebiyat
20 / 10 yazar - şair selim ileri’ye soruyor
22 / ayşe sarısayın / selim ileri’ye gecikmiş bir ‘yalnızlık’ mektubu
24 / ertuğrul aydın / selim ileri’den ayrılığın ilk yazı
26 / karin karakaşlı / hayat ile edebiyat sıratının beyefendisi
27 / mehmet ünver / bir başka selim ileri
29 / fatih kanter / anılardan epigraflara: selim ileri
31 / hasan öztürk / fotoğrafın arka fonu
34 / duygu seçkin / saz caz düğün varyete’den o belde’ye
36 / selçuk erat / selim ileri ve romanları üzerine küçük bir deneme
37 / serkan türk / suda ölen yalı
39 / arzu alkan / bodrum’da camdan bir heykel
41 / murat ergin / dünebakanlar
43 / ersun çıplak / veda lirikleri (şiir)
44 / mehmet şâmil / kızıl bir vehim (şiir)
45 / fatma esti / üç (şiir)
46 / serdar bedii omay / zen yazıları - 1
48 / onur caymaz / dünebakan
50 / arş .gör. veysel şahin / tahsin yücel’in öykülerinde böyle buyurdu aşk
55 / ömer üner / caz, edip cansever ve bir alkoliğin güncesi (şiir)
56 / serkan ozan özağaç / al-i imran (şiir)
57 / murat karacan / dağın öte yüzü (şiir)
58 / yrd. doç. dr. erol ülgen /
“haiku” tarzı şiir ustalarından şair tayfun yücer ile şairliği ve kıbrıs türk şiiri üzerine söyleşi
63 / ahmet doğan / “divan edebiyatında mahlas ve mahlas - nameler”
64 / burcu aker / annem için bir o’nsuz / ‘babam için bir sonsuz’u okuduktan çok sonra (şiir)
66 / m. sinan karadeniz / köz balesi - 1 (şiir)
68 / selçuk küpçük / cinayet mahalli (şiir)
69 / ersin yener yazıcı / ebrû: aşk ve su
71 / ömer turan / filizkıran fırtınası (şiir)
72 / iki şiir kitabı
23/10/2007
25-27 Ekim tarihleri arası 15'incisi düzenlenecek 'Hazar Şiir Akşamları' kapsamında eserleri 154 dünya diline çevrilmiş olan Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'a '2006 Yılı Türk Dünyası Hizmet Ödülü' verilecek. Etkinliğin ilk günü düzenlenecek törende Aytmatov'a ayrıca Fırat Üniversitesi'nce 'Fahri Doktor' unvanı, Türk Edebiyatı Vakfı'nca da 'Türk Dünyası'nın Yaşayan En Büyük Yazarı' beratı sunulacak. Elazığ Belediyesi'nce yeni yaptırılan bir dinlenme parkına da Cengiz Aytmatov'un adı törenle verilecek. 27 Ekim'e kadar devam edecek 15. Hazar Şiir Akşamları'na Türkiye'den ve Türk cumhuriyetlerinden gelen tanınmış şair, edebiyatçı, kültür ve devlet adamları katılacak. Etkinlik boyunca şiir okumalarının yanı sıra söyleşi ve paneller de düzenlenecek. Bu etkinlik çerçevesinde Ada Dergisinden Serkan Türk Elazığ'da olacak.
12/6/2007
Yaz sıcaklarının bastırdığı bugünlerde herkes seçimleri konuşurken alternatif faaliyetlere katılmak istiyorsanız size bir önerimiz var. Şair Ercan Yılmaz'ın geçtiğimiz günlerde Aşina Kitaplarından çıkan ikinci şiir kitabı İncire Yemin'i , KTÜ Öğretim Görevlisi ve Yazar Hayrettin Orhanoğlu'nun Sütun Yayınlarından çıkan Hafız ile Kâtip adlı hikâye kitabını okurları için imzalayacak.
Ada Dergisi etkinlikleri çerçevesinde gerçekleşecek imza günü 16 Haziran Cumartesi günü Üçyol Kültür Merkezi'nde saat 14:00'te gerçekleşecek.
25/4/2007
|
|
Yolculuklar ve dostluklar |
|
Sevgili okurlarım, bu defa da yolculuk izlenimlerimi bu köşeye taşıdığımı görünce, 'yine mi!..' diye düşüneceklerini biliyorum. Ama lütfen beni bağışlasınlar;- bu yolculukların benim için büyük anlamı var çünkü! Birkaç defa yazdım: ben yolculuklardan değil, yolculuk yaptığım kentlerdeki dostlarımla birlikte olmaktan haz duyarım. |
|
Yine Trabzon'daydım. Geçtiğimiz hafta sonu. 'Ada' dergisi ve Üç Yol Kitapevi'nin çağrılısı olarak... Trabzon, benim için, oradaki sevgili dostlarım demektir. Ben, var olduğunu, dostlarıyla duyumsayan, bunu söylemekten bahtiyarlık duyan biriyim. Nef'i'nin, hep yinelediğim beytindeki gibi: 'Rind-i aşkız, hasılı Nef'i-i biperva gibi/ Aşinaya aşina, biganeye biganeyiz...' Bende, aşinalık, Yahya Kemal'in Erenköyü'nde Bahar' şiirindeki o harikulade dizeyi biraz değiştirerek söylersem, 'bir dostluk oluverir'; vazgeçilmezlik edinir...
Evet, Trabzon demek, dostlarım demektir. Cuma akşamından pazartesi akşamına kadar önce Trabzon'da, sonra da Rize'de onlarla birlikte oldum. Pazar günü, Karadeniz Teknik Üniversitesi kampusündeki Prof. Dr. Nazım Terzioğlu Salonu'nda 'Şiir, Tasavvuf ve Mana Alemi' başlıklı bir konferans verdim. Bütün sevgili dostlarım oradaydı: Ercan Yılmaz (Benim çok değer verdiğim genç bir şair. Bugünlerde, Aşina Kitaplar'dan 'İncire Yemin' adlı ikinci şiir kitabı çıkacak); Prof. Dr. Serdar Bedii Omay (Türkiye'nin en önemli hematologlarından: KTÜ'deki meslektaşlarıyla birlikte kök hücre üzerindeki çalışmalarının, Türkiye'ye bu defa, gerçekten hak edilmiş bir Nobel Ödülü kazandırması sözkonusu); şair, çevirmen, felsefeci Kenan Sarıalioğlu (onun da yakında 'Toplu Şiirler'i yayınlanacak); yazar ve akademisyen Hayrettin Orhanoğlu, Hakan Sümer (Sürmene Lisesi'nde resim öğretmeni; orada, 'Tekne' adlı bir dergi yayınlıyor; bir okul dergisi olarak, profesyonel edebiyat ve sanat dergilerini bile gölgede bırakır. Hakan'ın, karikatür, fotoğraf ve grafik yeteneğinin olaganüstü olduğunu düşünüyorum); hikayeci ve radyo programcısı Serkan Türk...
Bu defa Trabzon'u benim için, dostlarımla birlikte, daha da anlamlı kılan, geçtiğimiz aylarda Trabzon'a vali olarak atanan Nuri Okutan'la birlikte olmaktı. Sayın Okutan'ın önce Siirt'te, sonra da Sakarya'da, eğitim alanında yaptığı müstesna çalışmalar, Türkiye ölçeğinde tanınıyor ve biliniyor; -bu çalışmaları nedeniyle Koç Vakfı'ndan büyük bir ödülle ödüllendirildiği de... Bence sayın Okutan, bilgisi, geniş ufuklu entelektüel donanımı, çalışkanlığı ve yurtseverliğiyle, Trabzon'a çok değerli katkılarda bulunacaktır;- bundan hiç şüphe etmiyorum. Trabzonlu dostlarım da benimle aynı kanıyı paylaşıyorlar elbette...
Pazar gecesi 'Funda Oteli'nin lobisinde, bu defa aramıza sevgili dostum sendikacı Haydar Karsan'ın da katılmasıyla olağanüstü neşeli bir gece yaşadık. Bu arada bir ayraç açayım: Edip Cansever'in 'Sevda ile Sevgi' adlı kitabında 'Adını Funda Oteli koy' diye başlayan bir dize vardır: 'Otelin sahibi, acaba, Edip'in bu dizesini düşünerek mi otelinin adını 'Funda Oteli' koydu?' diye de aklımdan geçirmedim değil! Soruşturma olanağını bulamadım, ama eğer öyleyse, bu, şiir adına Türkiye'de, biz farkında olmadan birşeyler oluyor, demektir.
O gece, otele gelmeden önce Serdar, bizi bir balık lokantasına götürdü. Sevgili Serdar Hoca, Trabzon'a geleli iki yıl olmasına rağmen, Trabzon'u tarihiyle ve coğrafyasıyla, bırakınız tarihi ve coğrafyasını, sokakları, mekanları kısaca girdisi ve çıktısıyla o kadar yakından biliyor ki, şaşmamak elde değil. Onun ikide birde, Trabzon'un yerlisi olan dostlarımı kastederek, bana 'Bu hazretler sizi şuraya şuraya götürdüler mi?' deyip bazı tarihi mekanları sayarak şakacıktan sitemde bulunması hepimizi çok güldürdü.
Elbette bu arada sevgili Bora kardeşimin o bir müze ya da antikacı dükkanı gibi, ince bir beğeni ile donattığı 'Kafe Keyif'i de unutmuyorum.. Orada, dostlarımla birlikte, Bora'nın özel olarak hazırladığı bitki çayları eşliğinde koyulaştırdığımız sohbetlerin tadı damağımda...
Rize izlenimlerim ise, haftaya...
|
| 25 Nisan 2007, Çarşamba/Zaman Gazetesi |
Hilmi Yavuz
« Önceki
|